ETS 2 Screenshots (Hikayeli)


#1954

Bir takım fantaztik interior işçiliği atölyeden tazee taze çıktı :slight_smile: Döşemek bizim işimiz :sunglasses:


#1955

Ohooo V8 vabise bak sen yaa :smile:


#1956


#1958


#1959

Pompa Lojistik ile B.M. ile aynı anda çalışmamdan rahatsız olan pompacı arkadaşların baskılarına rağmen bugünkü toplu teslimat için B.M logistic adına hazırlandım , bekliyorum. :smiley:


#1960

öenmli olan teslımat bızde herkese yer var :smiley:


#1962


Sıfırdan oluşturduğum profilime ilk tır olarak Daf aldım. Dorse ile tırı aynı renge boyadım ufak bir kaç modifiye yaptım. Dorsemiz çok yatmasına rağmen uğraşsak da yükleri teslim ettik. ve günün yorgunluğu için önce otele baktım otel dolmaya başladı oradan İveco bayisindeki arkadaşlara uğradık… İyi geceler…


#1963

BM Logıstıcs iftiharla sunar


#1964


#1965

1 günlüğüne serbest çalışıyorum yarın BM ile devam


RENAULT en sevmediğim 2. tırdır sırf gerçekçilik uğruna kullanıyorum
SAKIN BUNU EVDE DENEMEYIN | RENAULTLA DRIFT ÇELINÇ
DRIFT ÇELINÇIN SONUCU
O SAHNELEREDE GERÇEKTEN DRIFT ÇEKIYORDUM


#1966

Hollanda-Italya arası çicek seferlerine devam…


#1967

Fabrikadan yeni çıktı sıcak sıcak :slight_smile:


#1968

Ben iş olarak hep bir vasıta kullanmak istemişimdir. Demiryollarındaki unvanım ise makinist değildi ve makinistliğe geçiş şansım da yoktu. Çevremdeki herkesin “Yapma etme gül gibi işi bırakıp kamyoncu olma” dediği bir ortamda, konuştuğum her kamyoncunun “Bir lastik olmuş 2500 lira, mazot olmuş 6 küsur lira, manyak mısın kamyoncu olacaksın” dediği bir ortamda yaptım bir çılgınlık ve iş yerimden istifa ettim, bindiğim arabamı da sattım. İş yerinden tazminatım yatana kadar sağda solda şoför olarak çalıştım. Hem meslek hakkında tecrübe edindim hem kamyonlar hakkında bir fikrim oldu. Tazminatım yattıktan ve arabam satıldıktan sonra gelen paraya 50 bin de kredi çektim, ilk çekicimi almak üzere bayilere gittim. Açıkçası (Oyunda 2. el olmadığından dolayı) bütçeme uyan 2 tane çekici vardı. Birisi Man TGX 18.320 diğeri de Iveco Stralis 310. Şoför olarak çalışırken 480-500 beygir arabalarda çalıştığım için bu güçler bana bayağı az gözüktü ama “Mühendislerin bir bildiği var ki bu motoru bu arabaya koymuşlar” düşüncesi ile kırmızı rengin cazibesine de kapılarak bir Iveco Stralis aldım.

Aslında alırken hala aklımda soru işaretleri vardı. Acaba 310 beygir yetecek miydi? Sattığım 1250 kiloluk Volvo S40 bile 200 beygirdi, 310 beygir bu araba yeri gelecek yüklü halde 35 tonu bulacak, acaba sorun olacak mıydı? Amaan en kötü tonajlı yük çalışmam dedim, bendeki lükse bak, iş beğeneceğim.


Neyse ilk işim düşeş denk geldi. Sadece 4 tonluk bir havalandırma borusu taşınacaktı ve iyi de para veriyorlardı. Çekiş biraz az gelse de pek sorun olmadı. Sonuçta yük yok gibi bir şey. Sonrasında 12-13 tonluk bir kaç teslimat yaptım ki cidden moralim bozuldu. Arkadaş en ufak yokuş görse bir araba bayılır mı? Vallahi moralim bozuldu ama artık yapacak bir şey yok. Bu arabayı aldık, satıp iyi bir şey alsam, hem para yok hem sağlam zarar edeceğim. Kamyonu satıp başka iş de yapamam artık sonuçta kamudan istifa ettik bir kere… Mecbur çalışacağız.

O ara kafama dank etti, yahu ben niye tanker çalışmıyorum? Demiryollarında RID eğitimi almıştım ki bu ADR eğitiminin demiryolu için olanıydı. E millet taa eski kırmızı Man’ları tanker yapıyorsa, tanker için fazla bir güç gerekmiyor demektir? Zaten mantıken tankerde de emniyet hızdan önce gelir. En iyisi ben ADR sertifikası alıp tehlikeli madde taşımacılığı yapayım. Parayı toparlayınca 400 beygir üstü bir arabaya geçerim. Evet evet kesinlikle böyle yapmalıyım.


ADR eğitimini tamamladıktan sonra ilk tehlikeli madde teslimatım boş bir yakıt tankıydı. Tabii boş olması çok bir şey ifade etmiyor, tankın içi usulüne uygun temizlenmemişse o tanka dolu muamelesi yapacağız. İşin güzel olan tarafı o tank bizim zavallı 310 beygire boş muamelesi yapacaktı. O yüzden nispeten rahat bir iş olacak bu.

Boş tank taşırken dahi 12. vitesi pek göremiyorum, 11. vitesle bile en ufak yokuşta araba bayılıyor. Sanırım bu araba 500 bin kilometreye geldiğinde 12. vites dişlisi sıfır gibi olacak.

Yahu bir şantiyeye niye böyle bir yakıt tankı isterler ki? Bunu dorseden alacak vinç bile yok burada, hem ne yapacaklar ki boş yakıt tankını? Amaaan bana ne, bana buraya getir dediler getirdim. O ara gözüm yol bilgisayarına ilişti, %26 yakıt ortalamam varmış. Millet %33-34’lerden bahsederken güzel rakam sanki, gerçi tonaj yok ya neyse.

Tam şantiyeden çıkacakken şantiye şefi geldi yanıma,

  • Şu loder ile kepçe Kessel’e gidecek, sen götürür müsün? Bizim kamyonun yağ soğutucusu mu ne patlamış yolda kalmış, şimdi kamyon aratma bana bu saatte.
  • Kaç ton ki o ustam? (Malum arabada güç olmayınca paradan önce tonaj soruyorum, bana tonaj yok cehennemin dibine odun taşınacak de, giderim. O psikolojideyim :smiley:)
  • Valla 20 tondan aşağı değildir noldu ki?
  • Ustam onu siz başka araba bulun, bu hepi topu 310 beygir, nasıl götürsün?
  • Götürür yav götürür, götürmeyecek olsa bu arabaya bu motoru koymazlar.
  • Bu motoru bu arabaya koyan mühendise sövüyorum zaten ben. Çekmiyor bildiğin.
  • Ya 20 tondan bir şey olmaz, çok uzağa gitmeyecek zaten hepi topu 200 km bir şey.

Şantiye şefi beni ikna etmeyi başardı. Hem hazır iş ayağıma gelmiş, hem arabayı hem de kendi şoförlüğümü 20 ton yükle bir sınamış olacağım. Para mevzusu da konuşulduktan sonra dorsenin altına yanaşıyorum. Bakalım yolumuz hayır olsun.


#1969

" Scania P Serisi Aldık , Ufak Tefek İşlere Bu Aracımı Sürüyorum :+1: "


#1970


#1971

Bu kasisleri nasıl yapmışlarsa, yükü park edeceğim yeri sormak için durdum. Dorsenin ön dingili kasisi geçti arka dingili geçmedi, buradan kaldıramadım arabayı ne ileri ne geri. Aks keseceğim diye debriyajın canına okuyarak zor bela çıktım. Daha 2500 kilometredeki arabadan gelen balata kokusu canımı sıktı. Yine de 17 ton yükü taşıyabildim. Hatta geçen gün 24 ton yük taşıdım, bir kaç yerde zorlansam da gayet de taşıdı araba. Yine de ilk fırsatta 400 beygir üstü bir kamyona geçeceğim.


#1972

Hikayelerin gerçekten güzel oluyor. Okurken keyif alıyorum. Kolay gelsin :ok_hand:


#1973

Man genel olarak akıllarda diğer markalara göre daha sık sorun çıkaran bir marka olarak kalsa da (bu biraz doğru) aslında durum şöyle:

Manaş’da üniversite stajımı yaptığım sürece gördüğüm, anladığım kadarıyla Manaş’da üretilen araçların çoğu yurt dışına gidiyor. Mantık çok basit. Her iki kıta içinde köprü görevi gören bir ülkeden ihracat yapmak hem daha hızlı, hem daha ucuz. Araçların çoğunun yurt dışına gitmesi arz-talep ilişkisiyle bağlantılı. Man’a fazla talep olmadığı için onlarda bize fazlasını arz etmiyorlar. Sebebi de Scania, Mercedes gibi seçeneklerin bizim ülkemiz, yollarımız, alım gücümüze ve tüketim gücümüze daha çok hitap etmesi. Yani örneğin bir Axor ile yedek parça bazında daha fazla kâr edip, Türkiye şartlarında daha fazla kazanç sağlayabiliyorsunuz çünkü Axor resmen Mercedes-Benz’in Türkiye için özel ürettiği bir araç. Man’da böyle bir durum olmadığı için ne yazık ki canım TGX ler bizim ülkemiz için biraz kibar araç kalıyor. Tabi bu çok doğrudan bir bakış açısı, onların şirket içinde nasıl stratejik planları var bilemeyiz.

Bu arada görselde Amsterdam-Limoges seferini yapıyorum. :stuck_out_tongue:


#1974

yavastan rusyaya dogru hazırlıklar basladı


BM Logistics International Transport Services
#1975

Gel gel :slight_smile: