ETS 2 Screenshots (Hikayeli)


#1976

Hocam beğeniyorsan ben her oyuna girişimde yazarım bir hikaye. :slight_smile:


#1977


Yolda takom dolunca ilk bulduğum tesise girdim. Azıcık takoyu ezdim ama o kadar olur herhalde ya. Neyse, arabayı stop ettim, güzel de yağmur yağıyor hafiften uykum da var, mis gibi uyurum şimdi ben. Uyurum uyurum da, midem bomboş bir şeyler yemem lazım. İndim arabadan, koştura koştura tesise girdim, baktım tabldot usulü yemek var. “Ustam az ezogelin çorbası, tavuk sote, sade pilav, cacık” diyerek menüyü hemencecik oluşturuverdim. Kasaya doğru kaydım, sırt çantasından cüzdanı çıkardım parayı verdim, para üstünü aldım, arkamdaki adamı bekletmemek için apar topar cüzdana tıkıştırırken arkamdaki adam “Acele etme yiğenim” dedi. “Abi bekletmeyeyim seni de o yüzden acele ediyorum” dedim. “Yauv arkamızdan atlı mı kovalıyor?” dedi. Neyse ben cüzdanı falan toparladım geçtim bir masaya, çorbama tuz, cacığıma pul biber serperken az önceki dayı yanıma geldi oturdu.

-Afiyet olsun yiğenim.
+Eyvallah abim sağolasın sana da
-Yolculuk nereye?
+Salzburg’a gidiyorum abi sen ne tarafa?
-Linz’e gidiyorum ben de. Sen şoför müsün?
+Şoförüm abi? (Bir yandan da çorbayı kaşıklıyorum)
-Hangi firma?
+Firma?
-Yauv şoförüm demedin mi? Hangi firma diye sordum.
+Ha yok abi benim kendi arabam var, firmaya çalışmıyorum.
-Hee öyle desene. Ne araba var sende?
+(Camdan kamyonu işaret ederek) Iveco var abi şu kırmızı olan
-Iveco’lar pek tutulmaz ama güzel arabadır. Niye tutulmaz onu da bilmem ya. Mis gibi araba.
+Yok abi be, benimki yaramaz en azından.
-Niye öyle dedin yiğenim?
+(Biten çorba kasesini kenara alıp tavuk soteyi pilavın üstüne dökerken) Abi 310 beygir, daha bir şey dememe gerek var mı?
-E nolmuş 310 beygirse?
+Abi çekmiyor bildiğin, en ufak rampada bayılıyor.
-Olsun yiğenim, bu genç yaşta kendi arabanla çalışıyorsun, varsın rampada 2 alt vitsele git nolacak ki?
+Abi sende ne araba var?
-Volvo yiğenim, seninkinin hemen yanındaki Volvo benim.
+(Beygir gücü bende takıntı olduğu için her kamyonun gücüne bakıyorum neredeyse) abi 540 beygir arabayla çalışıyorsun, bana gelip 310 beygir yeter diyorsun. İş mi bu?
-İsim neydi?
+Mustafa, abi
-Ah Mustafa ah siz yeni şoförler bilmezsiniz biz ne arabalarla çalıştık. Benim adım Fikret, Fırtına Fikret derlerdi bana. Bi Ford’um vardı 407 defransiyelli Mercedes şanzımanlı, harbi fırtına gibi eserdim o arabayla. Rampada Man’lar tın tın giderken ben yanlarından jet gibi geçerdim. O zamanın en kral arabalarından biriydi hepi topu 120 beygir. Hele ondan önce bende bi BMC TM140 vardı, düşman başına. Birine beddua edeceksen “Allah ömür boyu BMC sürmek zorunda bıraksın” diye et. Yazın içinde yanarsın, kışın donarsın. Motor desen sıkıştırmaya gelmez hemen hararet yapar. Fren desen fren yok, lastik desen şamriyelli lastik. Ne çileler çektim o arabada. Şimdiki arabaların en kötüsü bile çok iyi, klima var webasto var hidrolik direksiyon var. Var oğlu var. Hey gidi be, zor günlerdi, yol yoktu doğru düzgün, rampalar virajlar… Şimdi bütün yollar kaymak gibi, arabalar desen hepsi on numara…

Fikret usta anlatıyordu ben dinliyordum. Yemeğim bitmiş, ikinci çayımı içiyordum. Adamlar hakikaten zamanında ne çileler çekmiş. Arabamı daha bir sevmeye başladım. En azından derdi tasası yoktu. Yağ gibi geçen vitesler, pamuk gibi direksiyon, püfür püfür klima, konfor desen o biçim. Varsın çekişi düşük oluversin ne var yani? Yollar kaymak gibi zaten 20 küsur tonla bile çok sorun yaşamamıştım. Nankörlük etmemek lazımmış onu anladım. Sonra Fikret usta “Benim yola devam etmem lazım, sana iyi istirahatler” diyerek yanımdan ayrıldı, arabasına doğru gitti. Ben de kendi arabama gittim, kapısını açarken bile gözümde büyüdü araba. Kıymetini daha iyi hissettim.


Aslında mesleğe yeni başlamış bir kamyon şoförünün hikayesi tadında ilerliyor oyunum şu anda. :slight_smile:


#1978

Geliyorum hocam caya :))


#1979

ılk rusya seferı olarak göteborgdan - Belarusun Orsha şehrine armut tasıdık rusya ya gelmısken @gampue serhan abı sana da ugrayacam beklemedeyım bır konum atarsan :smiley:

seferden bır kac resım…


#1980

caylari soyledim. gel. istersen arpa ve bugdayin belirli evrelerden gectikten sonra su eklenmesiyle ortaya cikan ve soguk icilen seyden de var :slight_smile:


#1981

Iyice sogut abi geliyorum :)))


#1982

Krone Profiliner HD Yatak dorsemin ve benim karayılanımın yandan görünümü :sunglasses:


#1983

gönder gelsin @gampue :smile:


#1984

böyle devam @Nomrukan senin sayende oynama şevkimiz yerine geliyor


#1985

Hoşunuza gidiyorsa ne mutlu bana. :slight_smile: Ah şu oyunda 2. el olayı olsa daha ne senaryo yazacaktım da :slight_smile:


#1986

Gün ne doğsa ne doğmasa hep böyle ikilemde kalsa. :herb:


#1987

Yeni dorse ile ilk iş


#1988

Karayılanımın önden görünümü


#1989

Messina - Oslo | 2973 KM
Yumuşak Ayıcık Şekeri (21 ton)
Man TipMatic 12 Vites
Euro 5 D2066 LF44 | 440 bg

Hızım 65-80 arası ve ciddi ciddi 3.5 saatten fazla sürdü. O kadar uzun sürdü ki baya arkada 3 bölüm Avrupa Yakası bitirdim. Bu mızmızlanma değil yanlış anlaşılmasında. Bence oyun böyle oynanmalı. Hem az yaktırmaya çalışıyorum, hem kurallara uymaya çalışıyorum. İstesem takarım 680 ama bana çok ütopik geliyor bu rakamlar, yolda kaç araç görüyoruz ki o değerlere sahip? Zaten bir süre sonra başka tırlarla sıra halinde gitmenin sollamaktan daha fazla keyif verdiğini anlıyorsunuz.

Maalesef Euro 5 ve makyaj öncesi Tgx olmasından kaynaklı 31 litrenin altına asla indiremedim. Bedava gitme terimini son zerresine kadar kullansam da manzara bu. 2973 kilometrenin 973 kilometresini bedava gitmişimdir net ama sonuç bu.


#1990

Oo hocam ben de Mancı oldum artık. Hem de motoruna kadar aynı Man’ı almışım farkında olmadan.

Sen de tam benim kafadansın, zaten 680’lik motor transport gözetilerek üretilmiş bir motor değil. Bu tür arabaların hakkı 400-480 arası zaten. Bundan önce 310 beygir Iveco ile oynadım da biraz, sarmadı pek. Yani 12. vitese atamıyorum bile. Gerçekte de 310 beygir Iveco alacağımın yarısı paraya 2. el 480 beygir araba alırım mesela. 310 beygir anca Eurocargo’da olacak motor. Dayanamadım gittim aldım Man’ı.

Iveco 310 beygire rağmen hiç de az yakmıyordu, 11-12 ton yükte 28’lere kadar düşüyordu, 20 ton yük alınca hemen 30’a tırmanıyordu (Çekmediği için çok gaza basıyordum).

Şimdi Iveco’dan kalan düzyatak dorseyi Münih’e götürmüş olmak için o tarafa doğru 11 ton hamule ile tatlı tempolu gidiyorum. Bakalım ne yakacak, yazarım.


#1991

Muhtemelen 310 beygiri 20 ton taşı diye koymamışlardır ama sanıyorum hepimiz böyle başladık bu oyuna :joy: Bekliyorum fotoğraflarla :ok_hand:


#1992

Hocam 11 ton taşırken de yani gitmiyordu. :smiley: Aslında düz yolda fena değildi de, 440 beygir şimdi uçak gibi geliyor öyle diyeyim. :smiley:


#1993

AI sinirimi bozdu, daha önce 4000 kilometrelik yolun son kilometresinde (Evet son kilometre) birden bire önüme kırarak yüke hasar getirtmişti. Şimdi de durduk yere koca yolun ortasında direk duruverdi. Manevra bile yapamadan gömdüm… Takip mesafesi falan da vardı ama frenle normal bir duruş değil bildiğin çakıldı olduğu yere. Gümledik arkadan. Canım sıkıldı. Neyse yaptırıp, olmamış gibi devam edeceğiz.

Of of of of çok kötü yanmış o ya, kötü olmuş.

İyi bari arabayı kurtarmışlar. Geçmiş olsun ne diyelim?

Yakıt da hiç kasmadan 30.6. Aslında o önümde duran TIR’ı yakalayıp sıkıştırmak için basmasaydım birazcık daha düşük olurdu da, o anlık sinirle gittim sıkıştırdım, ufaktan da dokundum. :smiley: Hayır hala anlamıyorum bomboş yolda niye durdun?


#1994

Geçen seferki Türkiye seferimin finalinde gurbete dönmeden hemen önce bir poz verelim dedim. Şuan italyada seferlerimi bitirmeye çalışıyorum tırım 3 yıl sonunda ( Gerçekten ) 530 bin km ye geldi. İtalya seferimden sonra isvirçeye volvo fabrikasına uğrayıp aracımı bir kontrol ettirmek istiyorum malumunuz sürekli yollardayız kışta geliyor kar kış yollarda kalmayalım :slight_smile:


#1995

Hadi bi man da bizden gelsin tüm dostlara selam :smiley: