Aperture Science Innovators - Portal, Portal 2

portal
portal-2
aperture
science
innovators

#1

Öncelikle merhaba.

Portal, Valve’ın ilk başta “The Orange Box” ile birlikte çıkardığı birincil şahıs bulmaca oyunudur. Tabi basit bir bulmaca oyunu değil, gayet iyi -hatta çok- de hikayeye sahiptir. Tabi uzunluk bakımından kısa -ortalama 100 dakika kadar- olduğundan tek oturuşta rahatça bitirebilirsiniz. Tabi ilk başta Valve biraz dışlıyor gibi oyunu, ama daha sonra oyuncuların bu oyunu çok sevdiklerini anlayınca sadece ayrı satmak değil, direk yeni oyununu E3 2010’da PS3 konferansında direk duyurdular. Ve 2011’de hikaye-oynanış-grafik-mekanik ve diğer yönlerden muazzam bir şekilde olan ve hatta Gabe Newell tarafından da “Yaptığımız en iyi oyun.” diye bahsedilen, hem çok iyi tek kişilik senaryoya hem de muazzam CO-OP senaryo moduna sahip olan Portal 2 çıkış yapıyor. Sonrası kara boşluk, 3 rakamını sevmez kendileri.


Peki Portal mekanikleri nereden geliyor ?

Portallar ilk başta DigiPan öğrencileri tarafından geliştirilen Narbacular Drop adlı oyunda kullanılan bir mekanik. Etrafa portallar açıp bulmacaları geçmeye çalıştığınız basit ama benzeri olmayan özgün bir mekanikti. Daha sonrasında Valve bunu görünce öğrencileri toplayıp parayı basıyor ve ortaya Portal çıkıyor.
Narbacular Drop: https://www.digipen.edu/fileadmin/website_data/gallery/game_websites/NarbacularDrop/


Aperture Science Innovators


1953
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1953_780x434-ddaso5z0su.png
İşe duş perdesi yaparak başladılar. Çok basit bir mekanizması olan ayrıca fazlasıyla düşük teknolojide üretilen duş perdeleri idi. İsmi Aperture Science olarak seçmelerinin sebebini “duş perdelerinin daha hijyenik görünmesi için” olarak açıklamışlardı.

1956
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1956_780x391-s9bpg4tx01.png
ABD başkanı Dwight D. Eisenhower idaresinde olan hükümet, Aperture Science ile bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre ordunun tüm duş perdelerini Aperture Science üretecekti.

1957 - 1973
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1957-1973_780x438-8ndif3mfbe.png
Bu yıllar içerisinde AS (Aperture Science) ordu için duş perdeleri üretmeye devam etti. Düşük seviyedeki teknolojiyi ve basite indirgenmiş içeriği pek değiştirdikleri söylenemez.

1974
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1974_780x487-pcs1395v7e.jpg
AS’ın kurucusu ve üst düzey yöneticisi olan Cave Johnson, gizlice lastikli çarşaf üretmeye başlamıştı fakat bunu yaparken yüksek miktarda cıvaya maruz kaldı. Amacı bunu deniz Kuvvetleri Heyeti’ne hediye etmekti.

1976
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1976_780x390-ve20whciwn.jpg
Cave Johnson’ın vücudu, maruz kaldığı cıvayı kaldıramadı, Johnson bunun farkındaydı ve sağlığını geri kazanamayacağını anladı. Tam bu noktada ‘Three-Tier R&D’ programını planladı. Bu program hayata geçirilirse şirketin gelecekteki başarısını ve yükselişini garanti altına alacaktı.

Three-Tier R&D
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/three-tier-rampd_780x487-x7kx3dgmj2.jpg
3 aşamadan oluşan programın içeriği şöyleydi;
1- Ters Heimlich Manevrası (Yabancı bir cisim tarafından solunum yolunun tıkanmasını ve boğulma olasılığını ortadan kaldıran bir manevra)
2- Take-A-Wish Vakfı: Ölümcül hastalıklara yakalanmış çocuklara yardım amacı güden hayırsever bir organizasyon.
3- uzay boşluğunda bir delik açmak. (Johnson bu madde üstünde fazla düşünmese de bu durumun duş perdelerinde işe yarayacağını söylemişti.

1981
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1981_780x623-69ey0g8ebd.jpg
AS’ın çalışanları Three-Tier R&D programının ilk iki maddesini başarıyla hayata geçirdiler. Gelirin büyük kısmını harcayarak çalışmalarını televizyon aracılığıyla halka sundular fakat olaylar pek istendiği gibi gitmiyordu. Birçok olumsuzluğun ardından mühendislerden biri üçüncü aşamada bir gelişme bulduğunu açıkladı. Gelişme inanılmazdı. Ürettikleri bir duş perdesinden diğerine geçit açabilen bir portal düzeneği hazırlanmıştı, buna Aperture Science Portal (ASP) adı verildi ve yüksek seviye gizlilikle araştırmalara devam edilecekti.

1981-1985
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1981-1985_780x380-t8rvhoct70.jpg
Portal projesindeki gelişmeler artıyordu. Birkaç yetkili korumasına rağmen bazı çalışanlar boğulup öldüler.

1986
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1986_780x438-h5g23jfi6y.jpg
Portal Projesi’ne benzer bir araştırma süren Black Mesa’dan haberdar olan Aperture Science, Genetic Lifeform and Disk Operating System adlı yapay zeka geliştirme projesini başlattı, yapay zekanın adı 'GLaDOS’tu. Bir disk işletim sistemi olacak ve araştırma görevlisi olarak kullanılacaktı.

1996
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1996_780x691-jb8x0hegwq.jpg
10 yıl süren çalışmaların sonucunda GLaDOS bir işlevsellik kazandı. Çalışmalar tümüyle GLaDOS’un genetik yaşam formu üzerine yoğunlaştırıldı.
GL’a’DOS, yani;
GL = Disiplin
DOS = Disk İşletim Sistemi
Aperture Science, ‘a’ adında son derece disiplinli bir işletim sistemi/yapay zeka tasarlama planındaydı.

1998
https://cdn-st1.ofpof.com/content/x84glkf4ad/gallery/1998_780x426-upxlke0x9g.png
Yapay zeka ilk kez aktif hale getirildi ve başarıyla sonuçlandı. Fakat GLaDOS 1 piko saniyeliğine (saniyenin trilyonda biri) kendi öz bilincine sahip oldu. Birkaç saniye sonra 2 piko saniye daha kendi bilinci içinde olan GLaDOS, tüm tesinin kontrolünü ele geçirdi, herkesi içeri kitleyen GLaDOS içerdekilerle birlikte bir test süreci başlattı. Amacı basitti, mühendislerin hırsa yenik şekilde tasarladığı üzere GLaDOS’un tek hedefi, ezeli rakip olarak gördüğü Black Mesa’yı geride bırakmaktı. Fakat Black Mesa düzenli çalışmalarıyla projeyi bitirip boyutlar arası geçidi açtığında GLaDOS başarısız olmuştu.

(Bu kısım olduğu gibi BU adresten alınmıştır.)


Karakterler


Cave Johnson
https://i1.theportalwiki.net/img/thumb/e/e9/Cave_Johnson_Painting_3.png/250px-Cave_Johnson_Painting_3.png
Aperture Fixtures’dan ve daha sonra Aperture Science Innovators çıkan Aperture Science’ın kurucusudur. Cave Johnson önce bir kullanıcı adı ve şifre Portal sırasında Rattmann’ın çizimlerinden birinde görüldü.
Portal 2’de Cave Johnson olduğunca geç bazen 1980’lerde geç 1940’lardan otomatik ses kayıtları çeşitli aracılığıyla tanınmış bir karakteri haline geldi. Mevcut durumu ve nerede olduğu bilinmiyor, ancak ay kayaçlarının rafine edilmesi sonucunda oluşan zehirli yan ürünlere maruz kalması nedeniyle ölü olduğu tahmin ediliyor.

Caroline
https://i1.theportalwiki.net/img/8/87/Caroline.png
Cave Johnson’un kişisel asistanı. Ses kayıtlarının az kısmında bahsedildiği için hakkında pek bir bilgi bilinmiyor. Cave Johnson zehirlendikten sonra onu şirketin CEO’su yapıyor ve onun bilincinin bir çekirdeğe verilmesi talimatını veriyor. O çekirdek de bizim yakından tanıdığımız GLaDos.

Doug Rattmann
https://i1.theportalwiki.net/img/a/af/Doug_Rattmann.jpg
Rat Man takma adı ile bilinen Doug Rattmann, Aperture Science’da çalışan bir bilim insanıydı. Paranoya ve şizofreni hastalığı olan Rat Man, akılsız kalması için anti-psikotik ilaçlara bağımlıdır.

Daha ayrıntılı bilgi:

Chell

Denek #1 olarak belgelenen Chell , daha önce #1498 olarak Aperture Science’ın bir test deneğiydi ve şirketin Elde Taşınabilir Portal Cihazı’nın (PortalGun) test edilmesine katıldı.

Wheatley
https://i1.theportalwiki.net/img/3/3f/Wheatley_corrupted.png
Glados’un kontrolden çıkmasından sonra üretilen “moron” çekirdeklerinden birisi. Daha doğrusu yapay vicdan.


Şirketin hikayesi ve karakterler kısaca bu şekilde. Daha küpler, jeller, borular ve eklenilemeyen içeriklerle ilgili bilgiler var, onları da gelecekte ekleyeceğim.


İkinci kısım


Küpler


Ağırlaştırılmış Küp
https://i1.theportalwiki.net/img/d/d2/Portal2_StorageCube.png
Düğme ve küp düğmelerini aktif etmeye yarayan bir eşya. Merkezindeki Aperture Science logosunun etrafındaki mavi halka düğme aktif edildiğinde sarı oluyor.

Eski hali için tıkla.

https://i1.theportalwiki.net/img/e/e8/Portal2_40sStorageCube.png

Yoldaş Küp
https://i1.theportalwiki.net/img/6/6b/Companion_Cube.png
Küp, Ağırlıklı Depolama Küpü ile aynı şekilde çalışır ve test deneklerini Küp’e bağlı hissettirmeye teşvik etmek için farklılaştırılır.

Köşesiz Güvenlik Küpü
https://i1.theportalwiki.net/img/5/54/ESC.png
Sadece Portal 2: CO-OP’da kullanılır. Bununla birlikte, tek oyuncu kampanyasında bir kez çöp olarak görülüyor. Bütün isimler ironiden ötürü verilir, ancak yine de diğer küplerin tasarımlarında bulunan renklendirme şemasını ve kalıplarını korur.

Yansıtıcı Küp


Ana amacı lazerleri başka yerlere yönlendirmektir. Bununla birlikte, küp düğmesini harekete geçirmek için kullanılabilen küp, ağırlaştırılmış küp olarak ikinci bir kullanıma sahiptir.

Özürlü Küp
https://i1.theportalwiki.net/img/c/c5/Portal2_MonsterTurret_b.png
Test deneği olmadığında test odalarını tamamlamak için Wheatley tarafından yaratılan Turret ile Ağırlaştırılmış Küp’lerin birleştirilmiş halidir (Ve sanırım oyundaki en berbat küplerden birisi.).


Jeller


Zıplatma Jeli


Bu jel üzerindeki madde veya denekleri zıplatmaya yarar. Küpler ve turret’lar bu jel ile boyanıp etrafta rastgele zıplayabilirler.

Hız Jeli


Bu jel üzerindeki madde veya deneklere hız kazandırır. Küpler ve turret’lar bu jel ile boyanıp eğimli yüzeylerde sabit durmadan kayarlar. Veya yere hareket halinde bıraktığınızda engel çıkana dek yerde kayarlar.

Dönüştürme Jeli
https://i1.theportalwiki.net/img/d/d0/Conversion_Gel.png
Bu jel boyandığı herhangi yüzeyi veya maddeyi portal açılabilir hale getirir. Ay taşından yapılmıştır**

Bu kısım spoiler içeriyor oyunu oynamadıysanız bakmamanızı öneririm.

Bu jel ay taşından yapıldığı için oyunun sonunda Wheatley’i sistemden koparmak için aya rahat bir biçimde portal açabiliyoruz.

Temizleme Jeli
https://i1.theportalwiki.net/img/9/9d/Water.png
Bu jel su ile aynı özelliklere sahip. Diğer jelleri yüzeylerden temizlemek için kullanılıyor.

Gelelim kullanılmayanlara:

Yapışma Jeli


Bu jel boyandığı yüzeylerde sanki yer çekimi oradaymış gibi davranır. Tabi jelden ayrılınca her şey normale döner. Eğer kullanılsaydı oyuna çok daha ayrı ve güzel bir keyif katabilirdi.

Yansıtma Jeli


Bu jel boyandığı yüzeyleri bir ayna gibi etkileyerek gelen lazerleri yansıtmak için kullanılır.

Tüpler


https://i1.theportalwiki.net/img/2/25/P2_tube_network.jpg
Tüpler, Aperture Science’ın hayati bir parçasıdır. Boru ağı, tesis boyunca ürün dağıtımı için kullanılan bir bağlantı noktasıdır. Çoğu zaman; tüpler, küpler ve taretler gibi PortalGUn’a karşı test edilmesi gereken şirket tarafından çeşitli ürünler sunmak için kullanılır.


Hikaye bakımından sıralama:
#1 => Portal
#2 => Portal: Lab Rat
#3 => Portal 2
#4 => Portal 2: CO-OP


Portal: Lab Rat, Portal ve Portal 2 arasında neler yaşandığını anlatan çizgi roman.
Orijinal hali: http://www.thinkwithportals.com/comic/
Türkçe çevirisi: https://yadi.sk/d/Oj15DPO63SxNvU


Daha yazmadığım birçok mekanik var fakat yazı çok uzadığı için onları sıkmaması için eklemedim. Bir kaçını alt taraftaki videolardan izleyebilirsiniz.







(Bu turretlar oyundaki en sevdiğim şeyler :slight_smile:)

Daha ayrıntılı bilgi için fanlar tarafından oluşturulan wikiden okuyabilirsiniz.
https://theportalwiki.com/wiki/Main_Page


Üçüncü Kısım


Bu kısım HL2:EP1, HL2:EP2 ve 48624623452432542042624825426 yıldır çıkması beklenen HL2:EP3 için spoiler olabilir.

EDIT

Alttaki yazıda spoiler yok, spoiler'da alttaki yazı var.


Borealis

https://i1.theportalwiki.net/img/5/5e/Borealis_dock.png
(Borealis’in limanı, Borealis oyunda -portal2- olmasa da easter egg olarak limanını bulmak mümkün)

Borealis, Aperture Science tarafından yapılan bir araştırma gemisi.

https://i.hizliresim.com/oOpX2k.jpg
(E3 görsellerinden)

Isaac Kleiner’a göre, Aperture umut verici bir proje üzerinde çalışıyordu, ancak Black Mesa’yı finanse etmek için acele etmelerine rağmen, sıradan güvenlik kurallarını ihmal ettiler ve gemi, onun efsanevi bir boyuta sahip olduğu kuru otlaklarının parçalarıyla ortadan kayboldu. Borealis büyük olasılıkla bir daha büyük ölçekte portalları ve ışınlanma içeren bir derece güçlü ve tehlikeli sırrı içerdiği varsayılır. Combine’lar bu gemiyi büyük ihtimalle Combine Dünyası’na geri dönmek ve daha büyük bir orduyla geri dönmek arıyorlardı. Combine’lar ayrıca, Black Mesa bilim adamları ve Aperture Science’ın sahip olduğu gibi, gemiyi araştırmak için geniş bir neden sunan yerelleştirilmiş ışınlanma teknolojisine henüz sahip değil.

Yıllar sonra Combine istilasındaki Dünya’da, Judith Mossman bir kutup konumda Borealis’i buldu. Kısa bir süre sonra Combine kuvvetleri tarafından saldırıya uğradı ve keşfinin tamamlanmamış kısmını White Forest’a gönderdi.
White Forest’a güvenli bir şekilde ulaştıktan sonra, Alyx ve Gordon, Verileri Direniş’e gönderdi ki bu da Mossman’ın Borealis fotoğraflarını, koordinatlarını, planlarını ve mesajlarının içerisindeki frekanslarını şifrelemek için yeterince kurnaz olduğunu gösteriyor. Eli Vance ve Isaac Kleiner bunları çözdükten ve aktarımın tam anlamını fark ettikten sonra, iki Direniş lideri arasında bir tartışma açıldı. Kleiner, Borealis’in içerdiği teknolojinin, Combine’lara karşı yapılan direniş için kullanılabileceğine inanıyor; Black Mesa Disaster’ı hatıralayan ve ikinci bir 7 Hour War istemeyen Eli, Borealis’in her ne pahasına olursa olsun imha edilmesi gerektiğine inanıyordu.

Combine’ların geminin içeriğine ilgi duyup duymadığı belli değildir. Ancak Mossman’ın güçlerine yapılan saldırı, mesajının durdurulması ve Eli Vance’in ölümü göz önüne alındığında, çok muhtemel görünüyor.
Borealis içinde gizlenmiş olan sır niteliği bilinmemekle birlikte, planlardan biri, gemide en azından bir Material Emancipation Grill ve Unstationary Scaffold’un varlığına işaret etmektedir.


(HL2EP2’de Borealis’in görüldüğü an.)

https://i.hizliresim.com/QVNLzr.jpg
(üstteki sahnede “noclip” ile biraz dolaştıktan sonra gemiyi bulabilirsiniz.)

https://i.hizliresim.com/gOprpL.jpg
(HL2EP3 konsept tasarımı)

Normalde eğer çıksaydı Borealis gemisi üzerinden geçecekti HL2:EP3. Ama oyunun hikaye yazarı olan Marc Laidlaw geçtiğimiz aylarda oyunun senaryosunu yayımladı. O senaryoyu okumak için bu yazının üstüne tıklayabilirsiniz.

Sevgili Oyuncu,

Umarım bu mektup eline ulaşır. “Gordon Freeman, nicedir senden haber alamamıştık!” diye şikâyet ettiğini şimdiden duyar gibiyim. Eh, eğer mazeretlerimi dinlemeyi kabul edersen elimde bir sürü var, en büyüğü de başka boyutlarda falan olmam ve sana normal yollarla ulaşamamam. On sekiz ay öncesine kadar durum bundan ibaretti, ta ki durumumda kritik bir değişiklik meydana gelene ve kendimi tekrar bu kıyılarda bulana kadar. O zamandan beri sıklıkla aradan geçen yılları, sessiz kaldığım o seneleri en iyi nasıl anlatabilirim diye düşünme imkânı buldum. Öncelikle beklettiğim için özür dilemekle başlamak istiyorum ve bunu aradan çıkardığımız göre hızlıca (yani kısaca, çabucak ve çok fazla detaya girmeden) önceki mektubumda (bundan böyle Episode 2 olarak anılacak) anlattığım olaylardan sonra başıma gelenleri anlatmaya başlayabilirim.

Öncelikle, bir önceki mektubumun son paragraflarından da hatırlayabileceğin üzere, Eli Vance’ın ölümü hepimizi sarsmıştı. Direnişçiler bu durumdan derinden etkilendi; planımızın ne kadarının ifşa olduğundan emin olamıyor, hatta planladığımız şekilde devam etmenin mantıklı olup olmadığına bile karar veremiyorduk. Ama yine de, Eli’yı toprağa verdikten sonra yeniden bir araya gelecek gücü ve cesareti bulduk. Eli’ın gözü pek, cesur kızı Alyx Vance’ın babasının arzusuna uygun olarak devam etmemiz gerektiğine dair inancıydı bizi ateşleyen. Eli’ın uzun süredir yardımcılığını yapan Dr. Judith Mossman’ın gönderdiği kuzey kutbu koordinatları elimizdeydi ve bunun kayıp araştırma gemisi Borealis’in yerini gösterdiğine inanıyorduk. Eli, Combine’ın eline geçmesine izin vermektense Borealis’in yok edilmesi gerektiğini düşünüyordu. Ekibin kalanıysa aynı fikirde değildi, Borealis’in direnişi başarıya ulaştıracak sırrı barındırdığına inanıyorlardı. Öyle ya da böyle, gemiyi bulana kadar tartışmanın bir anlamı yoktu. O yüzden Dr. Vance’a karşı son görevimizi yerine getirdikten sonra Alyx ve ben bir helikoptere atladık ve kuzey kutbuna doğru yola çıktık; çoğunlukla askerlerden oluşan daha büyük bir destek ekibi de ayrı bir araçla bizi takip edecekti.

Hâlâ daha küçük helikopterimizin çakılmasına neden olan şeyin ne olduğundan emin değilim. Tipi altında o donmuş topraklardan geçerken harcadığımız saatleri de yalan yanlış, hayal meyal hatırlıyorum. Net bir şekilde hatırladığım ilk şey Dr. Mossman’ın vermiş olduğu koordinatlara, Borealis’i bulmamız gereken yere yaklaştığımızdı. Ama onun yerine üzerinde kötücül Combine teknolojisinin tüm izlerini taşıyan, son derece korunaklı bir tesisle karşılaştık. Etrafı geniş bir buzul araziyle çevriliydi. Borealis’in kendisindense bir iz yoktu… daha doğrusu ilk başlarda. Combine tesisine gizlice girdiğimizde kendini tekrar eden, kuzey ışıklarına benzeyen bir efekt fark ettik – sanki devasa bir hologram bir görünüp bir kayboluyordu. Başlarda bu tuhaf olayın Combine’ın kullandığı bir tür lens sisteminin sonucu olduğunu düşünsek de Alyx ve ben kısa süre içinde fark ettik ki gördüğümüz şey aslında araştırma gemisi Borealis’in ta kendisiydi; Combine cihazlarının tam ortasında ortaya çıkıyor, sonra tekrar kayboluyordu. Uzaylılar tesislerini gemiyi araştırmak ve cisimleştiği anda ele geçirmek için buraya kurmuşlardı. Dr. Mossman’ın bize yolladığı koordinatlar geminin yerini değil, tahmini varış noktasını gösteriyordu. Araç salınımlar eşliğinde bizim gerçekliğimize bir girip bir çıkıyor, nabız misali atan görüntüsü giderek bir düzene giriyordu fakat uzun süreliğine görünür olacağının, hatta ortaya çıkıp çıkmayacağının bile garantisi yoktu. Gemi fiziksel forma büründüğü anda içine girebileceğimiz bir konumda beklememiz gerektiğine karar verdik.

Bu noktada kısa süreliğine gözaltına alındık – ilk başta Combine tarafından yakalandığımızdan korkmuştuk ama eski düşmanımız, işbirlikçi ve ikiyüzlü Wallace Breen’in adamları tarafından ele geçirildiğimiz ortaya çıktı. Dr. Breen onu son gördüğümüzden beri oldukça değişmişti – yani, ölü değildi. Combine bir noktada adamın bilincinin eski bir versiyonunu kurtarmış ve fiziksel bedeni öldüğünde yedek kişiliğini devasa bir larvayı andıran bu biyolojik kopyaya yüklemişlerdi. BreenLarvası, Combine hiyerarşisinde göreceli olarak önemli bir güç mevkiinde bulunuyor olsa da gergin görünüyor ve özellikle de benden korkuyor gibiydi. Wallace önceki bedeninin, orijinal Dr. Breen’in nasıl öldüğünü bilmiyordu. Tek bildiği bundan benim sorumlu olduğumdu. Bu yüzden larva bize karşı ihtiyatlı davranıyordu. Yine de kısa bir süre sonra (zaten asla sessizliğini uzun süre koruyamazdı) kendisinin de Combine’ın bir esiri olduğunu itiraf etti. Bu grotesk hâlinden kesinlikle memnun değildi ve hayatını sona erdirmemiz için bize yalvardı. Alyx, Wallace Breen’in çabuk bir ölümü hak etmediğini düşünse de şahsen ben biraz acıma, biraz da merhamet hissediyordum. Yolumuza devam etmeden önce Alyx’e fark ettirmeden larvanın ölümünü hızlandırmak için bir şeyler yapmış olabilirim.

Dr. Breen tarafından alıkoyulduğumuz yerin pek de uzağında olmayan bir noktada Judith Mossman’ı bir Combine sorgu hücresinde bulduk. Tahmin edebileceğiniz gibi Judith ile Alyx’in arası oldukça gergindi. Alyx babasının ölümü için onu suçladı… Judith ise ilk kez duyduğu bu haber karşısında yıkıldı. Judith en baştan beri direnişe hizmet eden bir ikili ajan olduğuna, yalnızca Eli’ın kendisinden istediklerini yapmaya çalıştığına ve grubun diğer üyeleri, yani bizim tarafımızdan bir hain olarak görülme riski taşıdığını bilmesine rağmen buna devam ettiğine Alyx’i inandırmaya çalıştı. Ben tamamen ikna olmuştum; fakat Alyx için aynı şeyi söyleyemem. Ama duruma mantıklı açıdan bakacak olursak Dr. Mossman’a ihtiyacımız vardı; Borealis’in koordinatlarına ek olarak gemiyi tamamen kendi gerçeklik düzlemimize getirmek için gerekli olan rezonans anahtarlarına da sahipti.

Bir araştırma istasyonunu koruyan Combine askerleriyle çatışmaya girdik, ardından Dr. Mossman Borealis’e (kısa bir anlığına) bütünlük sağlayacak frekansları girdi. Elde ettiğimiz o kısıtlı zaman diliminde, sayısız Combine askeri ensemizdeyken apar topar gemiye bindik. Borealis çok kısa bir anlığına maddeleşmiş, sonra salınımlarına geri dönmüştü. Evrenler arasında sıçramaya başladığımız sırada bölgeye intikal eden ve Combine güçleriyle çatışmaya giren destek kuvvetlerimizin bize katılması için artık çok geçti.

Sonrasında yaşananları açıklamak daha da zor. Alyx Vance ve Dr. Mossman’la birlikte gemiyi kontrol eden şeyi aradık: güç kaynağını, kontrol odasını, seyir merkezini. Geminin karmaşık bir geçmişi olduğu ortaya çıktı. Yıllar önce, Combine işgali sırasında, eski bir bilim ekibinin üyeleri Michigan Gölü’nün altında yer alan Aperture Science Araştırma Üssü’nde kuru havuza alınmış bir geminin üstünde çalışıyorlarmış ve ona “Bootstrap Device” adını verdikleri bir cihaz monte etmişler. Planlandığı gibi çalıştığı takdirde tüm gemiyi kaplayacak büyüklükte bir alan oluşturması gerekiyormuş. Bu alan ise arzu edilen herhangi bir yere anında, aradaki mesafeyi katetmesine gerek kalmadan geçiş yapabilecekmiş. Bir giriş ya da çıkış portalına, herhangi bir cihaza gerek duyulmuyormuş; tamamen bağımsızmış. Maalesef cihazı test etme fırsatını hiçbir zaman bulamamışlar. Combine, Yedi Saat Savaşısırasında Dünya’yı işgal ederken uzaylılar en önemli araştırma tesislerimizin çoğunu ele geçirmiş. Geminin düşmanlarımızın eline geçmesini istemeyen Borealis mürettebatı ümitsizce bir girişimde bulunarak alanı çalıştırmış ve onu hedef alabildikleri en uzak noktaya, Kuzey Kutbu’na göndermişler.

Fark etmedikleri husus, Bootstrap Device’ın zaman ve mekânda da yolculuk edebildiğiydi. Ayrıca herhangi bir zamana ya da konuma da bağlı değildi. Hem Borealis hem de aktifleştirildiği an Yedi Saat Savaşı zamanından kalma, unutulmaya yüz tutmuş Michigan Gölü ile günümüzün Kuzey Kutbu arasında, zaman ve mekânda gerilmişti; tıpkı lastik bir bant gibi uzamış, titreşiyordu. Ama bazı yerlerde sabit duran noktalarını bulabiliyordunuz, tıpkı titreşen bir gitar telinin üstündeki armonik noktalar gibi. Gemiye bindiğimiz yer bu armonik noktalardan biriydi ama tel zaman ve mekânda hem ileriye hem de geriye doğru uzanıyordu ve çok geçmeden her yöne çekilir olduk.

Zaman kafa karıştırıcı bir hâl aldı. Güverteden baktığımızda Aperture Science’ın kuru havuzlarını tam teleport anında, Combine güçleri karadan, denizden ve havadan yaklaştığı sırada görebiliyorduk. Aynı zamanda Kuzey Kutbu’nun ıssız topraklarını, değişken durumdaki Borealis’e ulaşmak için savaşan arkadaşlarımızı da görüyorduk. Ek olarak başka dünyalara, belki de geleceğe ya da geçmişe ait kısacık görüntüler geçip gidiyordu önümüzden. Alyx dakikalar geçtikçe Combine’ın diğer dünyaları işgal etmek için kullandığı merkezi toplanma bölgelerinden birini gördüğümüzden daha çok emin oldu – tıpkı bizim dünyamıza yaptıkları gibi. Bu sırada geminin içinde savaşıyor, Combine güçleri tarafından takip ediliyorduk. İçinde bulunduğumuz durumu anlamakta ve ne yapacağımıza karar vermekte güçlük çekiyorduk. Borealis’in rotasını değiştirebilir miydik? Gemiyi Kuzey Kutbu’nda karaya oturtarak akanlarımıza onun üstünde çalışma fırsatı sunmalı mıydık? Yoksa kendimiz de dâhil, içindeki herkesle birlikte havaya mı uçurmalıydık? Lâkin bir sabun köpüğü gibi içinden geçip gittiğimiz aldatıcı ve paradoksal zaman döngüleri yüzünden bir gerçekliğe tutunmak imkânsızdı. Binlerce farklı versiyonumuzla karşılaştıkça kendimi delirmiş gibi hissettim, diğerleri de öyle. Sanki kısmen bir hayalet gemide kısmense kâbusumsu bir panayırdaydık.

En nihayetinde her şey yapacağımız bir seçime dayanıyordu. Judith Mossman bizimle mantıklı bir şekilde tartışarak Borealis’i kurtarmamızı, onu direnişe teslim etmemizi ve zeki akranlarımızın gemiyi inceleyip gücünden faydalanabileceklerini söyledi. Ama Alyx bana babasının gemiyi yok etme arzusunu yerine getireceğine dair yemin ettiğini hatırlattı. Sonra da Borealis’i kendini yok edecek şekilde programladığımız ve onu Combine’ın işgal merkezinin tam ortasına sürdüğümüz bir plan yapıverdi. Judith ile Alyx tartışmaya başladı. Sonunda Judith onu kaba kuvvetle yere serdi ve gemiyi buzlara yanaştırmak için Bootstrap Device’ı kapatmaya koyuldu. Derken bir silah sesi duydum ve Judith yere yığıldı. Alyx hepimizin adına karar vermişti… ya da silahı verdi diyelim. Dr. Mossman ölünce Alyx ile birlikte intihar dalışının hazırlıklarına başladık. Bedbaht bir şekilde Borealis’i bir silaha, zaman yolculuğu yapabilen bir füzeye dönüştürdük ve yönünü Combine’ın komuta merkezine çevirdik.

Tam bu noktada, duyunca şaşırmayacağından adım gibi emin olduğum üzere o alaycı hilekârın, G-Man’in görünümde malum bir Şeytani Suret ortaya çıktı. İlk kez sadece bana değil, Alyx Vance’a da görünüyordu. Alyx gizemli devlet adamını çocukluğundan beri görmemişti ama onu hemen tanıdı. “Benimle gel, yapmamız gereken şeyler ve olmamız gereken yerler var,” dedi G-Man ve Alyx ona razı geldi. Mavi takım elbiseli, tuhaf adamı takip ederek Borealis’ten, bizim gerçekliğimizden ayrıldı. Benim içinse açık tutulan, elverişli bir kapı yoktu; sadece alaycı bir sırıtış ve bir yan bakış. Combine dünyasının ortasına doğru yol alan, silaha dönüştürülmüş bir gemide tek başıma kaldım. Muazzam bir ışık patlaması yaşandı. Işıl ışıl parlayan bir Dyson Küresi’nin kozmik görüntüsünü yakaladım göz ucuyla. Combine’ın engin gücünün büyüklüğünü, çabalarımızın beyhudeliğini kısa bir anlığına kavradım. Her şeyi görüyordum. Bilhassa da Borealis’in, en güçlü silahımızın onlara cızırdayan bir kibrit çöpünden daha fazla zarar vermeyeceğini… Benden geriye o kadarcık bir parça bile kalmayacaktı.

Tam o sırada, mutlaka senin de öngördüğün gibi, Vortigauntlar kendi kareli gerçeklik perdelerini ayırdılar, daha önce yaptıkları gibi bana uzandılar ve beni dışarı çıkarıp bir kenara çektiler. Havai fişek gösterisinin başladığını ucu ucuna görebildim.

Ve işte buradayız. Bu sahile dönüşümden bahsediyoruz. Bu toprakları tanımama rağmen oldukça dolambaçlı bir yol oldu ve arazinin ne kadar değiştiğini görmek beni şaşırttı. Aradan o kadar uzun bir zaman geçti ki kim olduğumu, en son konuştuğumda neden bahsettiğimi ya da başarmaya çalıştığımız şeyi hatırlayan çok az kişi kaldı geriye. Bu noktada, direniş benim bir katkım olmaksızın ya başarılı olacak ya da başarısız. Eski dostlarım susturuldu veya başarısız oldu. Artık araştırma ekibinin büyük bir kısmını tanımıyorum ama direniş ruhunun devam ettiğine inanıyorum. İzlenilmesi gereken yolu benden daha iyi bildiğinizi umuyorum ve bunu size bırakıyorum. Benden bu konularla ilgili daha fazla mektup almayı beklemeyin; bu benim son episodum.

Sonsuz bir katiyetle dostun olan,

Dr. Gordon Freeman

Çeviri için Eser GÜVEN ve M. İhsan TATARİ’ye çok teşekkürler.
http://oyungezer.com.tr/haber/50651-half-life-2-episode-3-un-hikayesi-turkce-olarak-huzurlarinizda



Mutlaka Oynanması Gereken Modlar
(sadece Steam’de bulunanlar baz alınmıştır. Portal: Still Alive for PC tarzı modlar bulunmuyor.)

Zaman ayırdığınız için teşekkürler.


#2

Umut amca aynısını SÖH içinde bekliyoruz SÖH tanıtımı :kappa:


#3

Okumaya başlıyorum :smile:
Konu için teşekkürler…
’'everything for SÖH ‘’


#4

konu nasıl oluşturulur’a güzel bir örnek. bravo :ok_hand:


#5

Yorumlarınız için teşekkürler ^^ Konu yeni içeriklerle güncellenmiştir.


#6

Konu Borealis hakkındaki üçüncü kısım ile tamamlanmıştır. Yalnız spoiler içeriyor, hemde biraz fazla :slight_smile:


#7

bagımsız yapımcılar tarafından ‘Destroyed Aperture’ adlı mod yakında erişime acılıyor.

icerigi =

  • 5 bölümlü tamamıyla yeni bir hikaye modu.
  • 20’den fazla zorluğu yükseltilmiş, bulmacalar ve keşiflerle dolu harita.
  • 30’dan fazla mantık bazlı bulmaca.
  • ‘Portatif Buton’ gibi yeni bir test aleti bunun haricinde yeni bir gizli alet.
  • Özel soundtrack, konuşmalar, yeni oyuncu ve portal silah modeli.
  • Profesyonelce hazırlanmış çevre ve görsel sanat tasarımı.
  • Steam başarımları

#8

Çıtır çerezlik olacak yani, bakalım ne kadar sürecek?

Bu konuyu biraz havada bırakmışlar. Sadece göndermeler mi olacak yoksa farklı bir fan yapımı olan Portal Stories: Mel’deki gibi efsane mi olacak?

Ve de modun sesleriyle Harry101UK ilgileniyormuş. O adam tam bir harika! Tek başına Cave Johnson, Normal ve bozuk turretlar vs. seslerini çıkarabiliyor. (Tabi biraz oynama var.)


[Bilgilendirme] Konunun alt tarafına önerdiğim/önerilen/mutlaka oynamanız gereken modları ekledim. (ekleyemedim…)


@HasanOfke oluşturduğum konuları neden düzenleyemiyorum?


#9

yarın bakarız ona