American Truck Simulator - Screenshots (Hikayeli)


#181

Kadim dostumuz Mutlu Köpekle buralarda karşılaşmak varmış :smiley: :stuck_out_tongue: @HasanOfke


#182


Bugünden geriye kalan…


#183

Bir akşam üzeri Medford’tan kereste yükledik, gidiyoruz…


#184

Denız fenerı:


Thor’s Well:


Krater Gölu:


#185


Yoğun iş temposunda ufak bir mola


#186

Yıllık Bakım, Balata ve Yağ Değişimindeyiz.


#187


İzin günümde ekstra işe hayır demedim çünkü yakında benim emektarı verip sıfır bir volvo vnl istiyorum bakalım hayırlısı


#188

Orman işinde iyi para var diyolaağ :money_mouth_face::thinking:


#189

Tır yakıyoaağ


#190


Çok şükür iş çok böyle giderse oregon da gitmedik şehir geçmedik köprü kalmıcak


#191

Elimizi şimdiden alıştırmaya başlayalım :slight_smile:


#192

Yolda 1971 model kırmızı bir Plymouth görürsem peşine takılacağım.


#193


Oregon’da acil kaçış rampası ama çok şükür ihtiyaç duymadım


#194

Oregon için ATS’ye baktım, gerçekten hayran oldum. ETS’den ATS’ye kayabilirim. Şu anda acayip kararsızım. Bir yandan aşina olduğum kamyonlar, bir yandan da muhteşem harita. Kararsızım.

Phantom 309 dinleyerek bu Mack’i sürmenin zevki bir başkaydı.

"… and he said: “The name of my rig is Phantom 309.”

I asked him why he called his rig such a name
He said: “Son, this old Mack can put ‘em all to shame
There ain’t a driver, or a rig, a-runnin’ any line
Ain’t seen nothin’ but taillights from Phantom 309.”

Biraderim boncuk gibi dizdin bizi arkana, acelen olmayabilir tamam da bizim var. :angry:


#195

İkinci bir mesaj daha olacak ama, yolculuğun son anlarında resmen can çekiştim. :smiley:

Araba 6x2 ve diferansiyel kilidi yok. Yolculuğumuz dozeri ağaç kesimhanesine getirmekti ama girişi rampalı stabilize yol. Üstelik 90 derecelik dönüşle giriyorsunuz. Ben de haliyle 10 mph gibi bir hızla sakin sakin tırmanmaya başladım. O da ne, rampaya gelince araba ön dingil ile arkadaki avare dingil üzerinde askıda kaldı, çeker dingil boşa döndü. Rampaya oturduk. Sonrası can hıraş direksiyon ve gaz pedalı ile oynaya oynaya çıktım ama, bayağı yordu. Biraz sağ sol biraz gaz pedalı ayarı ile bu arabayı buraya çıkardım ama ilk iş çift çeker bir araba bulmak. Belki de sanayide Dingilci Mehmet ustaya gider avareyi çekere çeviririm. :smiley:



#196

Motor yağ ve su seviyelerini kontrol ettikten sonra motor bölümüne şöyle bir göz atıyorum. Herhangi bir anormallik görmeyince kaputu kapatıp kabine geçiyorum. Kontak anahtarını yerine takıp 2 tık sağa çevirip, gösterge tablosundaki ışıkların sönmesini beklerken de sıcak kahvemden bir yudum alıyorum. Işıkların sönmesini takiben kahvemi bardaklığa bırakıp, debriyaja basarak kontak anahtarını sağa doğru bir tık daha çevirip, marş motorunun sesini duyuyorum. Marş motorunun sesi kısa sürede ufak bir titreşimle yerini 500 beygirlik soğuk Cummins’in isteksiz sesine bırakıyor. Kontak anahtarını serbest bırakmamla birlikte kabinde “Düşük Hava” uyarısını işaret eden gıcık ötme sesi yankılanıyor. Bu sesi dinleyecek değilim, geri iniyorum arabadan, avadanlıktan lastik çekici alıp tek tek lastiklere vuruyorum. Bütün lastiklerin havasının güzel olduğundan emin olduktan sonra içim rahat bir şekilde kabine geri dönüyorum. Kabinde hala “Düşük Hava” demeye çalışan “biip biip biip” sesleri yankılanıyor. Koltuğuma kurulup emniyet kemerimi takıp, radyomu açıyorum. Red Sovine’dan Phantom 309 çalıyor, o esnada kahvemden bir yudum daha alıp sağ ayağımla da ufak ufak gaz pedalını okşuyorum ki hava bir an önce dolsun.

Phantom 309’un bitmesinden az bir süre sonra hava doluyor ve o lanet ses kesiliyor. Artık yola çıkmama bir engel kalmıyor. Artesia’daki Zirai ilaçlama ofisinden Yuma’daki bir çiftliğe tarım ilacı götüreceğiz.

Zirai ilaçlama ofisine gelip kamyonu park edip manifestodan irsaliyeyi ve dorse ruhsatını alıyorum. Adama çıkarken “Kolay gelsin hayırlı işler” demek istiyorum ama İngilizce’de yok öyle bir şey, gönül istiyor ama dil çaresiz. :slight_smile: “Have a pleasant day” diyebiliyorum anca. Saha şefine götüreceğim dorsenin nerede olduğunu sorduktan sonra kamyonla gidip dorse altına yanaşıyorum. Avrupa arabalarını tenteli dorse ile sevsem de, Amerikan deyince tankerin görüntüsü bambaşka. İyi ki Avrupa’da çalıştığım dönemlerde o Iveco’dan sebep ADR belgelerini almışım.

Amerika’da olup da burunsuz (Cabover) kamyona mı binilir? Çekilmez valla onun çilesi, burunlunun rahatlığı bambaşka.

Yollardan:

Amerika’da da olsam, Yeni Türkü’den “Neresi sıla bize? Neresi gurbet? Yollar bize memleket…” dizelerini mırıldanmadan edemiyorum.

Bu arada hiç yapmayacağım bir şey yaptım ve mazotu bitme noktasına getirdim. Ben böyle bir hatayı nasıl yaptım? Yakında petrol de yok (Keşke girseydim o eşekli benzin istasyonuna).

Bir Hypermiler edası ile arabayı adeta akıtarak sürerek teslimat noktasına depomda hala mazot varken varabildim.

Sonrası depodaki mazot bitmeden kendimi petrole atmakta. Hem derin bir nefes alıyorum, hem de bundan sonra “Bu kadar mazot yeter” demek yerine depoyu sürekli dolu tutmaya çalışıyorum.

Ve bu yorucu güne otoparkta son noktayı koyuyorum. İyi bir uykuyu hak ettim.


#197

Volvo VNL Long 6x4 300 Galon
Kabin: 780


#198

Arkadaş her kimse çok geçmiş olsun. Daha yepis yeni sıfır mil araç. Yazık olmuş :frowning_face:


#199

Çektik hemen garaja. Akşama yüklenip yola çıkacak kendileri.


#200

Kitap gibi araba olmuş. Yalnız 22 Wheeler olmuş bu. :smiley: Dorsede 1 dingil fazla geldi gözüme. :slight_smile: